





Kurumların en vazgeçilmez kaynaklarından biride şüphesiz ki verileridir. Kurumların yatırımlarının büyük bir kısmı verilerin saklanması, kullanımı ve yönetimini sağlamaktadır. Verilen yoğunlaşması ve kullanımlarının yaygınlaşması sonucunda disk kapasiteleri GB (gigabyte ) seviyelerinden TB (terabyte) seviyelerine çıkmıştır. Bu denli yoğun verilerin sağlıksız ve problemsiz bir şekilde korunabilmesi için daha güvenli ve kolay ulaşılabilir veri depolama yöntemlerinin kullanılması ihtiyacı doğmuştur. Gerekli bu ihtiyaçların karşılanmasının getirdiği artılar ise;
Gelişen Teknolojiye paralel olarak veri saklama teknolojileri de gelişmiş, DAS (direct attached storage), NAS (network attached storage) ve SAN (storage are network) sistemleri etkin olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Verinin saklanacağı cihazın, depolama yapacak olan cihaza doğrudan bağlantısı ile meydana gelen çözümdür. DAS'ın bağlı olduğu cihaz, depolama birimini kendi yerel (lokal) diski olarak kabul eder ve buna göre işlem yapar.
Ağ üzerindeki ciharlar tarafından erişilebilen, gönderilen veriyi depolayan ve bu veriye erişimi sağlayan, içerisinde çalışır bir işletim sistemi bulunan ve klasik sunucu sistemlerindeki client/server ilişkisini esas alan bir sistemdir. Gereksinimlere göre, NAS cihazlarının kapasitesi ek diskler ile genişletilebilir. Dosya sunucusu (file server) yerine NAS cihazlarının kullanılmasının nedeni güvenliktir. Dosya sunucularında olduğu gibi, NAS cihazlarında işletim sisteminin istemci tarafı olmadığı için gelen saldırılara karşı daha güvenlidir.
Paylaşılmış depolama birimlerinin bulunduğu yüksek hızlı ağdır. LAN veya WAN üzerindeki bütün depolama cihazları, SAN teknolojisi ile bütün ağ tarafından kullanılabilir durumda olur. Daha fazla depolama cihazı ağa eklenerek, ağdaki depolama yapacak birimlerin hizmetine sunulabilir.